|

Merhaba,
İnternet çağındayız ya… Artık bilgiye erişmek ne kadar kolay değil mi? Oysa bir tek alıntı için tonlarca kitabı devirip günlerce zaman harcardık. Şimdi ise düğmeye bastığımızda, saniyenin onda biri kadar sürede ilgili bütün verilere, bütün dillerde erişebiliyoruz.
Ancak sevinmemiz için henüz çok erken! Zira şimdi de başka sorunumuz var… Anladık ve gördük ki tek başına bilgiye erişmenin çok da bir önemi yokmuş. Bilgiyi anlamak, anlamlandırmak, elemek, derlemek ve düzenlemekmiş asıl önemli olan… Özümsemek ve yaşam pratiğine dökmek yani değerlendirebilmek mi? Durun, daha onlara çok var…
Yeme içme kültürü konusunda araştırma yaparken hep bu sorunla yüz yüze geldim. Sayamayacağımız kadar yemek sitesi var… Hiç dikkat ettiniz mi? Hemen hepsi sadece yemek reçeteleri vermekle yetiniyor. Üstelik de hepsi birbirinden “apartarak”… Kelimesi kelimesine aynı reçeteler… Çoğunda fotoğraf bile aynı… Üstelik, kolaycı ve kimliksiz reçete ve tariflerle. Önemli bir bölümü de yanlış…
Oysa her şeyden önce bir kültür işidir yemek. Coğrafyayla, iklimle, sosyal yapılanmayla, tarihle sıkı bağları olan temel bir kültürel parametredir. Kullanılacak ürünün yetişmesinden, toplanmasına, pazarlanmasından alışverişine, saklama koşullarından pişirme tekniğine, sunumundan sofra adabına kadar, ritüelleri ve yeme-içme adabıyla toplumun her yanını kavrayan bir dünyadır… Her yemeğin bir öyküsü, tarihe ve toplumun derinlerine uzanan kökleri vardır.
Marifet bütünsel görebilmek, değerlendirebilmektir yemeği, mutfağı… Bilginiz olacak, görgünüz olacak, mesleki birikiminizi tamamlayan bir estetik birikiminiz olacak… Okuduğunuzu, bildiğinizi, gördüğünüzü deneyebileceğiniz, sınayabileceğiniz ve başka türlü düşünenlerle tartışabileceğiniz olanağınız olacak…
İşte bu site tam da bu amaçlarla oluşturuldu. Kişisel birikim ve deneyimlerimi merak eden özgeçmişimi okuyabilir. Yeter ki mutfağa, yeme-içme kültürüne yukarıda tanımlandığı biçimiyle bakmak konusunda hemfikir olalım… |